Kayıtlar

Salinger Üçlemesi

Resim
Bu yazıyı tam olarak nasıl yazacağımı bilmiyorum çünkü çok önceden okuduğum kitapların da eleştirisini içeriyor ama yine de üstüne konuşmazsam rahat hissedemeyeceğimi düşündüğüm için yazma isteği duydum. Yazı, J. D. Salinger'in üç kitabı hakkında olacak: Franny ve Zooey, Dokuz Öykü, Çavdar Tarlasında Çocuklar. Aynı zamanda üstünkörü biçimde Amerikan edebiyatından da bahsedeceğim.  Amerİkan Edebİyatı En kapsayıcı konu bu olduğu için yazıya Amerikan edebiyatı hakkındaki genel düşüncelerimle başlamak istedim. Bir edebiyat öğrencisi değilim, son zamanlarda hamlasam da sadece edebiyatla ilgilenen biriyim. Yorumlarımı buna göre yapıyorum. Öncelikle, ben Amerikan edebiyatı ile barışamıyorum arkadaş. Asla keyif alamıyorum. Sürekli yavan ve sığ bir tat alıyorum. Tüm eserlerini (şiirlerini ve öykülerini) okuduğum bir tek Edgar Allan Poe var ama onun da eserlerinin asla abartıldığı övgüyü hak etmediğini düşünüyorum. Okurken keyif aldım mı, evet aldım ama gözlerimden kalpler çıkarak Poe diyece...

Prens, Hükümdar ya da Makyavelcilik Uğruna Ne Derseniz

Resim
Makyavelizm Siyasi konjonktürde kendine sıkça yer edinen bir tabir Makyavelcilik yahut Makyevelizm. Kısaca amacına ulaşmak için ahlaka aykırı da olsa her türlü aracı hoş görmek anlamına geliyor. Ahlaksızlık, etik dışılık, yanlışlık gibi anlamlar kazanmış. Politikadaki anlamının yanı sıra psikolojide manipülatiflik, ahlaka kayıtsızlıklık, empati eksikliği ve hesaplı bir şekilde kendi çıkarlarına odaklanma özellikleri gösteren bir kişilik özelliği. Kısaca hangi alandan baksak elde kalan "aşağılık" bir şeydir. Kökenini İtalyan yazar ve düşünür Machiavelli'den, özellikle de Prens (Hükümdar) adlı kitabından alır.  Hükümdar kitabında Machiavelli aslında devlet yönetimiyle ilgili düşüncelerini açıklamıştır. Devlet yöneticisi olacak kişinin kişisel duygulara kapılmadan devlet yönetmesi gerektiğini anlatmıştır. Daha fazla insanın yararına olacaksa gerektiğinde bir insanın devletçe öldürülmesini desteklemiştir. "Hedefe giden yolda her şey mübahtır" düşüncesi de Makyaveliz...

Edebiyatımızdaki İlk Batılı Öykü Küçük Şeyler

Resim
Lise edebiyat derslerinde illaki karşımıza çıkan bir kitap: Küçük Şeyler. Hikâye konusu gelince Letaif -i  Rivayat'la beraber bu eser ilk karşımıza çıkanlar ve asla unutulmaması gerektiği söylenenlerdir.  Okulda defalarca defa karşımıza çıkan bilgileri bir tur da burada tekrarlayıp içinizi baymaya hiç niyetim yok. Sadece kısa bir açıklama yeterli olacaktır. Zaten başlıkta da yazdığım gibi, Küçük Şeyler edebiyatımızın batılı anlamda ilk hikâyesi. Kendisinden önce bazı hikâye denemeleri olsa da (Letaif -i Rivayat gibi) bizim alışageldiğimiz tarzda hikayenin ilk örneği Samipaşazade Sezai tarafından yazılan bu eser olmuş. Samipaşazade Sezai İlkler ve sonlar genel anlamda benim için önemlidir, ilk ve son olmalarından kaynaklı bende bir merak uyandırırlar. Ayrıca edebiyat derslerinde Arapça ve Farsça ile dolu alabildiğine isimden sonra Küçük Şeyler gibi oldukça basit ve sade bir isimle karşılaşınca bu kitap ister istemez bi ilgimi çekti. Hem derste de bahsi geçti...

Sil Baştan Film Yorumu

Resim
Birini aklınızdan silebilirsiniz ama onu kalbinizden atmak başka bir hikayedir. Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind), Michel Gondry yönetmenliğinde çekilmiş 108 dakikalık Amerikan romantik/bilimkurgu filmidir. Başrollerinde Truman Şov'dan bildiğimiz Jim Carrey ve Titanic'in yıldızı Kate Winslet'in bulunduğu yapım, En İyi Özgün Senaryo Oscar'ı dahil özellikle senaryosuyla ilgili birçok ödül almıştır. Bu senaryoyu ise Michel Gondry, Charlie Kaufman ve Pierre Bismuth beraber yazmıştır. Sırf başrolleri değil, diğer karakterlerde de çeşitli yerlerden tanıdığımız usta oyuncularla film öncelikli olarak tadını çıkaracağınız bir oyunculuk sunuyor. Bu oyunculardan bazıları Ör ümcek Adam'dan tanıdığımız Kirsten Dunst, Sihirbazlar Çetesi'nden ve Yenilmezler'den Mark Ruffalo ve Y üz üklerin Efendisi'nden Elijah Wood. Konusu İki yıllık bir birlikteliğin ardından ayrılan Joel ve Clementine ikilisinden Joel, Clementine ile karşılaştığında Clementine'ın...

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Kitap Yorumu

Resim
Istıraptan korkmamanın tek ilâcı ıstıraptır. Bu ateşi o ateş sönd ürür. Peyami Safa Server Bedi adı ile de çokça roman yayımlamış 1899 doğumlu Peyami Safa, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının önde gelen isimlerindendir. Fransız yazar Maurice Leblanc'ın Arsen L üpen karakterinden esinle yarattığı Cingöz Recai tiplemesi çok tuttu.  Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Yalnızız ve Noraliya'nın Koltuğu gibi psikolojik t ürde eserleri ile döneminde önem kazandı. Ağabeyi İlhami Safa'yla Yirminci Asır adlı bir akşam gazetesi çıkardı, bu gazetede ilk hikâyelerini imzasız yayınladı. Hayatı boyunca başka gazetelerde ve dergilerde de rol aldı. İlk edebi  ür ünlerini Vefa Lisesi'ndeki öğrenimi sırasında verdi. Kısa bir s üre de öğretmenlik yaptı. Yazın hayatı öl üm üne kadar s ürd ü. Fatih  - Harbiye ve Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, MEB 100 Temel Eser listesinde ortaöğretim öğrencilerine tavsiye edilen kitaplar arasında yerini aldı. 1961 yılında hayata gözlerini yumdu. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu...

Tehlikeli Oyun Film Yorumu

Resim
Tehlikeli Oyun (Die Welle), 2008 yapımı Alman gerilim ve dram filmi. Dennis Gansel'in yönettiği 108 dakikalık film aynı addaki romandan uyarlanmış. Roman da tamamen kurgu değil,  Üçünc ü  Hare isimli bir deneyden ilham alıyor. Üçüncü Hare Deneyi Ron Jones isimli tarih öğretmeninin demokratik toplulukların bile faşizme dirençli olmadıklarını göstermek için Palo Alto, Kaliforniya'daki Cubberley Lisesi'nde yaptığı deney  Üçü n c ü  Hare Deneyi'dir. Mukayeseli D ünya Tarihi dersinin bir konusu olarak Nazi Almanyası hakkında lise iki öğrencilerine ders veren Jones, onlara Alman halkının Yahudi soykırımına nasıl m ü saade ettiğini anlatmak yerine göstermenin daha efektif olduğunu d üş ünd ü. Bu amaçla  Üçünc ü Hare adını verdiği bir hareket başlattı. D emokrasinin bireyselliği vurgulamasının bir engel teşkil ettiği fikriyle, amacı demokrasiyi bertaraf etmek olan harekete kilit noktası olarak şu mottoyu belirledi: "Disiplinden, birlikten, hareketten  ve gurur...

Yürüyen Şato Film Yorumu

Resim
Yürüyen Şato (Howl's Moving Castle), St üdyo Ghibli'den Hayao Miyazaki yönetmenliğinde çıkmış 2004 yapımı fantastik/macera animasyonudur. Film aslında Diana Wynne Jones'un 1986 yılında yayımlanmış aynı adlı kitabından uyarlanmıştır lakin hikayeye sadık kalınmamış, filmin akışını tamamen değiştiren ve kitaptan bağımsız olmasını sağlayacak b üy ükl ükte değişikliklere gidilmiştir. Özellikle Hayao Miyazaki'nin savaş karşıtı d üş ünceleri etkisini b üy ük oranda göstermektedir. Howl'un Y ür üyen Şato'su tipik Studio Ghibli ve Hayao Miyazaki filmlerinden biridir. Bu yapımların genel özelliğinden bahsetmeden Y ür üyen Şato'yu ele almak doğru olmaz. Studio Ghibli Studio Ghibli, 1985 Haziran'ında kurulan bir Japon animasyon film st üdyosudur. Kuruculuğunu Hayao Miyazaki ve Isao Takahata'nın yaptığı bu st üdyo özellikle 16 Nisan 1988'de yayınlanan Ateşböceklerinin Mezarı ve Komşum Totoro ile kurulmalarının  üzerinden çok vakit geçmeden oldukça  ünlenmişti...